İhsan Taş'tan Dizi Sektörüne Sert Eleştiri: "Ekranlar Şiddeti Normalleştiriyor"
Türk sinemasının ödüllü yapımcı ve yönetmenlerinden İhsan Taş, son yıllarda toplumda gözle görülür şekilde artan şiddet olaylarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Taş’a göre bu artışın en önemli nedenlerinden biri, televizyon dizilerinde yaygınlaşan olumsuz ve özendirici içerikler.
Ekranlarda yer alan yapımların büyük bölümünde şiddetin sıradanlaştırıldığını ve ahlaki değerlerin geri plana itildiğini ifade eden Taş, bu durumun özellikle kadınlara, çocuklara ve hayvanlara yönelik şiddeti tetiklediğini savundu. “Dizilerde sunulan sahneler, toplumsal davranışları doğrudan etkiliyor. Şiddetin bu kadar görünür ve meşrulaştırılmış olması, aile yapısını zedeliyor ve bireyler arasındaki güven duygusunu aşındırıyor,” ifadelerini kullandı.
“Türkiye Yanlış Tanıtılıyor”
İhsan Taş, televizyon dizilerinin yalnızca Türkiye’de değil, yurt dışında da geniş bir izleyici kitlesine ulaştığını hatırlatarak, bu durumun kültürel açıdan ciddi bir risk barındırdığına dikkat çekti. Taş, “Yurt dışındaki izleyiciler, dizilerde gördükleri yaşam biçimini Türkiye’nin gerçeği sanıyor. Bu algı, toplumumuzun değerlerini ve sosyal yapısını yanlış yansıtıyor. Kültürel imajımız bu nedenle zarar görüyor,” dedi.
RTÜK’e Daha Etkin Rol Çağrısı
Denetim mekanizmalarının önemine vurgu yapan Taş, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun bu alanda daha aktif ve yönlendirici bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtti. İçerik üreticilerinin toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunun altını çizdi.
“Ekranlar Umut ve Değer Üretmeli”
Sözlerini yapımcılara ve senaristlere çağrıyla tamamlayan İhsan Taş, televizyon ekranlarında şiddet, kaos ve yozlaşma yerine; sevgi, umut, etik değerler ve toplumsal dayanışmayı besleyen hikâyelere daha fazla yer verilmesi gerektiğini ifade etti. “Gelecek kuşakları korumak istiyorsak, bugün izlettiklerimizin sorumluluğunu almak zorundayız,” dedi.
İHSAN TAŞ KİMDİR?
1980 yılında Batman’da doğan İhsan Taş, 1996 yılında İstanbul’a yerleşerek sanat ve medya dünyasına adım attı. Gazete ve dergilerde çeşitli çalışmalarda bulunan Taş, 2012 yılında TAŞ FİLM yapım şirketini kurarak sinema sektöründe profesyonel üretim sürecine geçti.
İlk uzun metraj filmi “Kaçış 1950” ile dikkat çeken Taş, bu yapımla önemli bir başarıya imza attı. Film, vizyona girmeden TRT tarafından satın alınarak bir ilki gerçekleştirdi ve yayınlandığı her dönemde yüksek izlenme oranlarına ulaştı.
Kariyeri boyunca “Temel ile Dursun İstanbul’da”, “Parayı Bulduk”, “Filme Gel” ve “Dedemin Gözyaşları” gibi birçok projeye imza atan Taş, filmlerinde Yeşilçam’ın usta isimleriyle genç oyuncuları bir araya getirerek Türk sinemasına özgün bir dil kazandırdı.
Son filmi “Dedemin Gözyaşları”, gişede elde ettiği başarının yanı sıra, ulusal ve uluslararası birçok festivalden ödülle dönerek adından söz ettirdi. Toplumsal duyarlılığı sinemanın merkezine koyan Taş, “Sihirli Piyano – Dedemin Gözyaşları” adlı kitabının tüm gelirini lösemi hastalarına bağışlayarak sanatın sosyal sorumluluk boyutuna da güçlü bir örnek sundu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı