Türkiye’de Spor

Aslında bakacak olursak günümüzde ülkemiz perspektifinde spor denildiğinde akla gelen ilk ve spor futboldur birçok kişi için. Peki bizim ülkemizde insanlar için bu kadar önemli olan futbola yapılan yatırımlar yada verilen değer ne aşamada?

Bu sorunun cevabına bakacak olursak ülkemizde her ile yapılan yeni stadyumlar ile futbol daha bir modern hale getirilmeye çalışıyorlar ancak geçmişte toprak sahalarda oynanan futbol kadar sahaya yansıyan bir oyun ruhu bir takım ruhu yok. Peki sizce bunun nedeni olabilir?

Gelişen dünya şartları futbol bir endüstriye dönüşmüş bir pazar olmuştur bundan dolayı artık bu spor ile uğraşanlar oynadığın takımın formasını şerefle terletmek yerine onu bir para kazanma aracı olarak görüyor ve kulübü istediği parayı vermeyince, formayı terletmek yerine sahada daha kötü bir oyun sergileyerek kendince intikam alıyor ama bu davranışı yapan futbolcu ve futbolcuların unuttuğu bir şey formasını giydiği o takıma gönül vermiş binlerce insanın üzülmesine sebep olması ne derece doğru bir davranıştır sorgulaması gerekir kendi iç mahkemesinde.

Bir futbolcu için paradan önce gelen şey o takımın gönlünü kazanıp onların kalbinde yer edinebilmek olmalıdır. Çünkü bir takımın sahibi onun parasını vermeyen tribün dünyasında kravatlı diye nitelendirilen insanlardır ve bu insanlar bu takımın gerçek sahibi değildir takımın gerçek sahibi kilometrelerce uzakta oynanacak olan bir maça bile sırf takım yalnız kalmasın oyunculara moral olsun diye cebindeki son parayı maç biletine yatıran kişilerdir yani taraftarlar.

Endüstriyelleşen futbol dünyasından ve taraftarlar bahsetmişken şunlarda değinmek gerekir,

Geçmişte adı şike diye tabir edilen olaylara karışan onlarca takım onlarca oyuncu onlarca yönetici var. Peki bu olayların cezasını en ağır şekilde ödeyen kim elbette ki taraftar, her ne olursa şike yapılsın yapılmasın o muhabbetlerin döndüğü masalarda taraftarlar yok neden bu insanlar şikeci diye tabir edilsin ki sonuç olarak taraftar bu derecede büyük bir olaya girebilir ki orda bu olay yapıldıysa eğer kulübün ağır topları diye tabir edilen kişiler vardır olsa olsa.

Ayrıca bu şike muhabbetlerinden ötürü zaten Türk Futbolu bugün olduğu konumdan daha üst yerlere gelemiyor neden bizim futbol dünyamızda kendinden söz ettiren ülkelerin içinde olmasın ki.

Bu bahsettiklerimiz için elbette çalışanlar var mücadele edenler var fakat bunlar bir elin parmağını geçmez. Biz ülke olarak bunlara toplu bir çözüm üretmezsek daha çok “Euro 2024” leri ülkemizde yapmayı elimizden kaçırırız.

Neden bizim ülkemizde “Dünya Kupası” organizasyonu düzenlenmesin ki?

Bunun için yeterli kapasiteye sahip gelişen dünyada gerçekten modern olan onca stadımız varken,

Aslında bütün meselenin başı şu biz spora gerektiği gibi gereken değeri vermiyoruz,

Aileler çocuklarını sırf okul okumaz diye spordan uzak tutarken, herhangi spora yeteneği olan bu yönde gelişse çok başarılı bir sporcu olup ülkesine “Olimpiyat Şampiyonlukları” getirebilecekken sırf ailesi istiyor diye doktor, mühendis, avukat olmaya zorlanan onlarca genç varken elbette bizim ülkemizde spor gelişmez.

Bırakalım sporcu olmak isteyen biri sporcu olsun ama sırf para için değil tabi,

Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi, “Zeki, çevik ve ahlaklı” bir sporcu olsun, magazinlerde gece hayatında neler yaptığı ile değil kişiliği, karakteri ve başarıları ile anılmayı isteyen bir sporcu olsun.

Kısaca biz gençliğe gereken yatırımı yapmadığı sürece Türkiye’de spor futbol’dan öteye geçmeyecek futbolda endüstriyel futboldan öteye gidemeyecek.

Herşeyden önce bir sporcu para kazanmayı ikinci plana atıp karakteri ve başarılarından söz ettirmeyi kendine amaç edinmeli.

YORUM EKLE