Bir Küçük Uzaktan Eğitim Meselesi

Geçtiğimiz günlerde çok konuşulan uzaktan eğitim sorununu bir üniversiteli gözünden size aktarmak istedik. Yazarımız Melissa Feza Katlar sizin için uzaktan eğitimde yaşadığı sorunları aktardı.

Bir Küçük Uzaktan Eğitim Meselesi

İçinde bulunduğumuz korona döneminde dijitalleşme sürecine girilmesiyle birlikte eğitim de dijitale taşındı. İlkokul, ortaokul ve lise öğrencileri dersleri EBA TV’den takip etmeye başladı. Üniversiteler ise kendi uzaktan öğretim platformlarından (Perculus vb) eğitim vermeye devam ediyor.

Evet buraya kadar her şey çok güzel görünüyor. Bu yazıyı okuyunca öğrencilerin kaliteli bir eğitim aldığını ve derslerini verimli bir şekilde işlediklerini düşünebilirsiniz. Peki ama gerçekten öyle mi?

Yazımı üç bölüme ayırıyorum. Size malzeme ve donanım yetersizliğinden, eğitim platformlarından kaynaklanan sorunlardan ve uygulamalı derslerin sanalda işlenmesi sorunundan bir öğrenci gözüyle bahsetmek istiyorum.

Son zamanlarda yardıma ihtiyacı olan insanlarla yardım etmek isteyen insanları buluşturan İhtiyaç Haritası adlı internet sayfasını aktif olarak takip ediyorum. Bu platformda ilgimi çeken bir kampanya var. Adı”Bir Bilgisayarın Olsun “. Uzaktan eğitim sistemine geçildiği bu dönemde herkesin eşit imkanları maalesef yok. Bilgisayarı olmayan öğrenciler var. İşte bu öğrenciler için İhtiyaç Haritası ve Toplum Gönüllüleri Vakfı işbirliğinde, Bilgi Üniversitesi akademisyenleri desteği ile yürütülecek ``Bir Bilgisayarın Olsun`` Kampanyasını başlatıldı. Şu ana kadar 71 bilgisayar bağışlandı.

Memlekette duyarlı insanların kalmasına seviniyorum doğrusu. Bu insanlar azınlıkta olsalar bile…

Sadece bilgisayar mı tek sorun? Ya internet ne olacak… Herkesin evinde fiber interneti var mı? Ya da daha acısı herkesin bunu karşılayacak maddi imkanı var mı?

Buna bir örnek vermek istiyorum. Aynı okulda okuduğum bir arkadaşım var. Adını vermek istemiyorum. Bu arkadaşım örgün eğitime ara verilmesiyle İstanbul’da kaldığı yurttan ayrılıp Burdur’da yayla evine gitmek zorunda kaldı. Şu anda okulun burs dahilinde okulun verdiği bilgisayarı kullanıyor daha doğrusu kullanmaya çalışıyor. Çünkü bir sayfaya tıkladığında ortalama olarak 3 dakika açılmasını bekliyor. Bu arkadaşımın interneti de yok. Karşı evde oturan dayısının internetini kullanmaya çalışıyor fakat çoğunlukla çekmiyor. Eba+Yök için verilen interneti okulun Perculus sisteminde kullanamıyor. Kendi mobil verisini paylaşmaya çalışıyor fakat tek bir ders videosu izleyince gigabaytlar tükeniyor. Şimdi size soruyorum bu arkadaşımın suçu ne?

İkinci önemli konu ise eğitim platformlarından kaynaklanan sorunlar. Bu konuda kendimden örnek vermek istiyorum.

Sabahın 9 unda kalkmışım uyku mahmuru bir halde online derse giriyorum. Bir bakıyorum hocanın sesi gelmiyor. Amann boşver deyip tekrar yatıyorum. Ertesi gün başka bir ders için sisteme giriş yapıyorum. Ne göreyim! Ders yok,iptal… Hoca sistemi açamamış. Online olarak dinleme sınavımız var ispanyolca dersinden diğer gün. Zoomda sınav metnini dinlerken bir anda ses gitti. Sanırım sorun bendeymiş ki hoca sınava devam etti. 5 soruda 3 boş bıraktım.

Ve vizeler… Henüz finalleri göremedim ama vizelerde hapı yuttum diyebilirim.Sosyal psikolojinin vizesi var tam yükleyeceğim ekran dondu. Bildiğim bütün duaları ettim üstüne de bir bardak su içtim. Yok yani nafile düzelmiyor. Artık son duamı ederken bir baktım ekran düzeldi dedim ha gayret. Bir baktım ki son yükleme tarihi 10 saniye geçmiş sistem kapanmış. Hocaya mesaj attım hemen yapabileceğim bir şey yok dekana yaz diyor.Aracı olarak bölüm başkanını koydum, sorunun okulun verdiği %30 kapasiteyle çalışan bilgisayardan kaynakladığını da belirtmeyi unutmadım. En sonunda zorlu geçen 7 günlük bir savaşın sonunda ödevi kabul ettirebildim. Henüz akıbetini öğrenebilmiş değilim gerçi…

Bir diğer sorun ise uygulamalı derslerin sanaldan işlenmesi. Fotoğraf ve grafik tasarım ağırlıklı derslerim var. Aslında uygulamalı olması gereken bu dersleri uzaktan alıyorum. Fotoğraf dersine maske yapımıyla başlayıp kendimi bir anda hocayla beraber klasik müzik eşliğinde spor yaparken buluyorum. Derste anlatıyor arada ama istediklerini çok daha fazla. Makinede hızlı çekim yapmayı bilmeyen birinden küçük bir stüdyo kurup obje fotoğrafını çekmesini istiyor mesela…

Tasarım hocası elinden geleni yapıyor ama ya biz anlamıyoruz ya o anlatamıyor sanırım bir sorun var. 20 kişiden sadece 3 kişi derse giriyor, 5 kişi ödev yapıyor. Herkes bu durumu protesto ediyor. Nedeni ise bu dersin bizim mesleğimizin yapı taşlarından biri olması. Daha ilk sınıfta temelimiz sağlam değil sonraki yılları düşünmek bile istemiyorum doğrusu. Photoshop’ta layer (katman) nedir onu bile bilmeyen bizlere sanki çok profesyoneliz gibi terimlerle anlatıyor ve bizden de reklam ajansı gibi çalışmamızı bekliyor. Çok da eleştiriyor ayrıca…

Acaba tek ben mi bu sorunu yaşıyorum diye çevreme bakıyorum. Ne göreyim minyatür bölümünde okuyan bir arkadaşım ekrana bakarak hocayla aynı anda resim çizmeye çalışıyor… Sonra da hocaya yaptığı resmin fotoğrafını gönderiyor.

Diğer okullarda farklı bölümlerde okuyan arkadaşlarıma sorduğumda aynı sıkıntıyı yaşadıklarını dersi kavrayamadıklarını söylüyorlar.

Tüm bu sorunlarla boğuşarak geçirdiğim yaklaşık üç ayın sonrasında arkama dönüp baktığımda verimsiz geçen dersleri ve sinirden ağladığım günleri görüyorum demem çok da yanlış olmaz…

Güncelleme Tarihi: 31 Mayıs 2020, 21:00
YORUM EKLE